#eticaretsem yayin anında montaj. (Doğuş Üniversitesi’da)

6eticaretsem,

http://www.youtube.com/attribution_link?a=3TG8_Kyruo4&u=/watch?v=cbvr6fTSuD8&feature=share f

Yalan, ne diyorsam, ne duyduysan yalan,
Yalan, kim ne dediyse , ne duyduysan yalan….

instagram:


Exploring Sarajevo’s Abandoned Olympic Park
To see more photos and videos of Sarajevo’s Olympic bobsled and luge track, explore the Olimpijski Bob Staza and Trebević location pages.
Stark against the dense forests of Trebević mountain stands a crumbling, brightly adorned concrete track built for the 1984 Olympic Games in Sarajevo, the capital of Bosnia and Herzegovina.
The track, used for bobsledding and the luge competitions until 1991, primarily draws hikers and graffiti artists these days. It bears the marks not only from the passage of time, but also from the wars that plagued Bosnia and Herzegovina during the 1990s.
ZoomInfo
instagram:


Exploring Sarajevo’s Abandoned Olympic Park
To see more photos and videos of Sarajevo’s Olympic bobsled and luge track, explore the Olimpijski Bob Staza and Trebević location pages.
Stark against the dense forests of Trebević mountain stands a crumbling, brightly adorned concrete track built for the 1984 Olympic Games in Sarajevo, the capital of Bosnia and Herzegovina.
The track, used for bobsledding and the luge competitions until 1991, primarily draws hikers and graffiti artists these days. It bears the marks not only from the passage of time, but also from the wars that plagued Bosnia and Herzegovina during the 1990s.
ZoomInfo
instagram:


Exploring Sarajevo’s Abandoned Olympic Park
To see more photos and videos of Sarajevo’s Olympic bobsled and luge track, explore the Olimpijski Bob Staza and Trebević location pages.
Stark against the dense forests of Trebević mountain stands a crumbling, brightly adorned concrete track built for the 1984 Olympic Games in Sarajevo, the capital of Bosnia and Herzegovina.
The track, used for bobsledding and the luge competitions until 1991, primarily draws hikers and graffiti artists these days. It bears the marks not only from the passage of time, but also from the wars that plagued Bosnia and Herzegovina during the 1990s.
ZoomInfo
instagram:


Exploring Sarajevo’s Abandoned Olympic Park
To see more photos and videos of Sarajevo’s Olympic bobsled and luge track, explore the Olimpijski Bob Staza and Trebević location pages.
Stark against the dense forests of Trebević mountain stands a crumbling, brightly adorned concrete track built for the 1984 Olympic Games in Sarajevo, the capital of Bosnia and Herzegovina.
The track, used for bobsledding and the luge competitions until 1991, primarily draws hikers and graffiti artists these days. It bears the marks not only from the passage of time, but also from the wars that plagued Bosnia and Herzegovina during the 1990s.
ZoomInfo
instagram:


Exploring Sarajevo’s Abandoned Olympic Park
To see more photos and videos of Sarajevo’s Olympic bobsled and luge track, explore the Olimpijski Bob Staza and Trebević location pages.
Stark against the dense forests of Trebević mountain stands a crumbling, brightly adorned concrete track built for the 1984 Olympic Games in Sarajevo, the capital of Bosnia and Herzegovina.
The track, used for bobsledding and the luge competitions until 1991, primarily draws hikers and graffiti artists these days. It bears the marks not only from the passage of time, but also from the wars that plagued Bosnia and Herzegovina during the 1990s.
ZoomInfo
instagram:


Exploring Sarajevo’s Abandoned Olympic Park
To see more photos and videos of Sarajevo’s Olympic bobsled and luge track, explore the Olimpijski Bob Staza and Trebević location pages.
Stark against the dense forests of Trebević mountain stands a crumbling, brightly adorned concrete track built for the 1984 Olympic Games in Sarajevo, the capital of Bosnia and Herzegovina.
The track, used for bobsledding and the luge competitions until 1991, primarily draws hikers and graffiti artists these days. It bears the marks not only from the passage of time, but also from the wars that plagued Bosnia and Herzegovina during the 1990s.
ZoomInfo
instagram:


Exploring Sarajevo’s Abandoned Olympic Park
To see more photos and videos of Sarajevo’s Olympic bobsled and luge track, explore the Olimpijski Bob Staza and Trebević location pages.
Stark against the dense forests of Trebević mountain stands a crumbling, brightly adorned concrete track built for the 1984 Olympic Games in Sarajevo, the capital of Bosnia and Herzegovina.
The track, used for bobsledding and the luge competitions until 1991, primarily draws hikers and graffiti artists these days. It bears the marks not only from the passage of time, but also from the wars that plagued Bosnia and Herzegovina during the 1990s.
ZoomInfo

instagram:

Exploring Sarajevo’s Abandoned Olympic Park

To see more photos and videos of Sarajevo’s Olympic bobsled and luge track, explore the Olimpijski Bob Staza and Trebević location pages.

Stark against the dense forests of Trebević mountain stands a crumbling, brightly adorned concrete track built for the 1984 Olympic Games in Sarajevo, the capital of Bosnia and Herzegovina.

The track, used for bobsledding and the luge competitions until 1991, primarily draws hikers and graffiti artists these days. It bears the marks not only from the passage of time, but also from the wars that plagued Bosnia and Herzegovina during the 1990s.

Kaynak: instagram

Kadınlar Ve Burçları

Yazıyı Facebookta buldum.  Aynen aşağıdaki gibidir. Doğrudur da…

GÜLMEKTEN ÖLDÜM OKUYUN KESİN

Kadınlar ve Burçları…

Sevgili kadınlar hayatınız boyunca iki kelime etmek istemediğiniz bazı hem cinslerinizle mucizevi bir soru sayesinde saatlerce konuşabilirsiniz. “Burcun Ne???” Kadınlar birbirine bu sihirli kelimeyi söylediği anda o sohbet akmaz, adeta çağlar…

Bugün sizlere (özellikle erkeklere) kadınların burçları hakkında bazı hayati bilgiler vericem. Sonra da çıkarın kalem, kağıtlarınızı sözlü yapıcam.

Koç: Çok bilirler, yok yok tam olmadı, herşeyi onlar bilirler.”Yardımcı olur musun”cümlesi koçun yazılımında yoktur. Koç kadını Survivor Taner gibi her maceraya tek başına dalar. Baskın karakterlidir, erkeğe sözünü geçirmek ister ama sözünü geçirdiği erkeğe de saygı duymaz. Uzaklara gitmek ister, gitti mi de fazla açılmışız diye dönmek ister. İnsanın; -Ablacım ne istiyosun Allahınsen, diyesi gelir koça. Dedikodu yapamaz, kopya çekemez, hız limiti 75 se 60 la gider, kurallara bağlıdır, yalana ve disiplinsizliğe toleransı sıfırdır, bir de söz verip yapmadınız mı terlikle kovalar vallahi. Spiritüel aleme meraklıdır, gönül rahatlığıyla yanlarında ruh çağırıbilirsiniz, içlerinde bir tavernacı yaşar, sabaha kadar birlikte eğlenebilirsiniz.

Boğa: Vee karşınızda aforizma tanrıçası, dolaylı anlatım kraliçesi boğa. Ya arkadaş bir kere de doğrudan seni seviyorum, sana çok bozuğum filan desene, varsa yoksa alıntı. Boğa kadınına; “Hayatım nereye gidiyosun?” diye sorsanız. -Nereye gideceğini bilen için tüm dünya kenara çekilir. diye cevap verir. Yahu eltime gidiyorum desene, net olsana gözünü sevdiğim. Duygusal anlamda kendini net ifade edemese de, iş hayatında ne istediğini bilen ender burçlardandır boğa. Kafasına koyduğu herşeyi yapar, yeter ki istesin ama aşık oldu mu bütün planları şaşar, hemen ev terliklerini, alt aşortmanını giyip dolma sarmaya başlar. Fakaaat, verdiği değeri sizden göremiyorsa Uçan Adam Sabri gibi Alllaaaah diye kaçın, çünkü tersi boktur caarrt diye bırakır sizi.

İkizler: İki değil 10 kadın yaşar içinde, en tekinsiz burçtur, gülüp eğlenirken Medyum Memiş gibi zumzuğu ağzınıza çakabilir. Gönlünü hoş tutan erkekleri bünyesi reddeder, onu kanırtan, sinir hastası eden adamlara aşık olur. Konuşkan ve eğlencelidir, seyahate bayılır. İkizler kadınıyla yemeğe giderseniz 3 saatten önce yemeğinizin gelmemesi garantidir. -Tavuk var mı var, -makarna var mı var -ben lüfer aliym o zaman, diye sipariş verir. Bir mekanda bir yemek geri gönderiliyorsa arkasındaki kadın muhakkak ikizler burcudur. Yaşını göstermeyen narin ve zarif bir yapıları vardır, en geç yaşlanan burç ikizlerdir. Herkese şarladıkları, içlerinde bişey tutmadıkları için yaşlanmamaları doğaldır. Ohh iyi yapıyolar valla biz tuttuk da noolduu ayynen devam.

Yengeç: Güçlü görünmeye çalışıp bunu başaramayan tek burçtur. Bir yengeçle sohbet ederken bir şeylerin ılık ılık aktığını hissedersiniz, evet evet akan beyninizdir. İlişkiler hakkında hiç durmadan 72 saat konuşabilirler. Sizi asla dinlemeyip, en iyi dinliyo taklidi yapan burçtur. Siz ne anlatırsanız anlatın kafasında tavşanlar zıplar. Kazara arayıp, yarın dünyanın sonu geliyomuş deseniz, demek o yüzden benden ayrıldı yoksa bana hayatta kıyamaz olur yorumu. Yengeç için kainattaki herşey kendisi ve sevgilisi ile ilgilidir. Tam bir sabah insanıdır yengeç, sabah 5 de bile kalksa mutlu ve neşeli uyanır. Samimi ve komiktir, insan 1 gün bile görmezse özler yengeci, duygusallığını zekası ve fırlamalığıyla kapatır. Çok eleştiriye ve ihmal edilmeye gelemez aman.

Aslan: Mor dağların prensesi gibi salınır etrafta. Göz süze süze ağzını büze büze konuşur. Lükse şaşaaya düşkündür, mümkün olsa totosunu dolarla avroyla siler. Arkadaşlarını aşırı sahiplenir, mazallah arkadaşının sevgilisini bir kızla görse, yemez içmez; “hayırdırrr canımm!” mesajıyla yetiştirir hemen. Pozitif bilimlerden hazzetmez, hangi bölümü bitirirse bitirsin, hep yanlış bölümde okuduğunu düşünür. Bıraksalar, bütün aslanlar ressam, müzisyen, reklamcı olur. Çok duyarlı ve akıllıdır ama sıkıntıya gelemez. Güvenilirdir, kesseler sırrınızı söylemez. Kendiyle o kadar meşguldür ki, dünya yanıyo deseniz koşarken hangi parfümü sıksam diye düşünür. Nerde olmaz bir adam var, git ara bul getir saçlarını yol getir psikozuyla sevgili seçer, sonra da sabırla adam olmasını bekler. En hızlı laf sokan burçtur, mermi manyağı yapar sizi dikkaat.

Başak: Gözünde hep bir melankoli vardır, tıpkı acıların kadını Bergen gibi. Huzursuzdur, rahatın en çabuk battığı burçtur. Çok belli etmese de dedikoduyu sever. Arkadaş canlısıdır. Sabırlıdır, taşı ortadan yaran bi sabrı vardır. Duygularını çok belli etmez, osuruğu kokmaz. Her zaman bir tarzı vardır, en olmadık kıyafetler başağa yakışır. Üniversitede ideal ev arakadaşıdır, titiz ve düzenlidir, tuvaleti cifler, banyoyu ovar, hayatta işten kaçmaz. Ön planda olmayı sevmeyen ender burçlardandır. Şeytan ayrıntıda değil başakta gizlidir. Detaycıdır, kurduğunuz cümleden cımbızla bir kelimeyi seçer, ondan alınacak bir anlam çıkarır, hiç zaman kaybetmeden küser, siz daha noolduğunu anlamadan arkasını dönüp gider. Küstürmeyin, huyuna gidin, düşünerek konuşun, nefesinizi tutarak cevap verin, hadi canım başınız ağrımasın.

Terazi: Rahibe Teressa ile Lady Gaga arasında bi yerdedir. Çok pis aşık olur, çok çabuk unutur. Ruh hali değişkendir, evlenip çocuk mu yapsa, albüm yapıp stadyum konserlerine mi çıksa karar veremez. Stratejiktir, insani ilişkileri kuvvetlidir. Bir günlük seyahate bile 4 bavulla gider. Terazi kadınının ruhunda fırtınalar bile kopsa suratındaki ifade hep Mona Lisa’dır. İsterse güzel yemek yapar ama isterse. Ev işine, yemeğe, ortodontiye eli yatkındır. Üşengeçtir, sevgililerini hep yakın çevresinden seçer, aşık oldu mu da kendinden geçer. Bir yerde belirsizlik varsa terazinin tansiyonu düşer. Tez canlıdır terazi, onun için herşey net olmalıdır. Aşık mısın, diil misin? Efendi misin, p*ç misin? Arkadaş mısın, sevgili misin? net ol net der. Bu burcun kadınına yapılacak en büyük iyilik onu oyalamamaktır. Çünkü oyalanırsa sizi kabak gibi oyar.

Akrep: Ne okursa okusun, sonunda hep bildiğini okur. Havalıdır, antin kuntine bayılır. Artizdir, herkesle samimi olmaz, Etme çocukla sohbet küstürürsün, silme götünü camla kestirirsin’dir hayat mottosu. Evin Ana gibi anaçtır. Hastaya şifa, dertliye deva, açlara çorba dağıtır. Bi kendine hayrı yoktur. Habire kendini eleştirir. Haset değildir ama kıskançtır. Favori içeceği diet coladır. Bazen siyah, bazen beyaz ister ama herşeyi tutkuyla ister. Uçlarda yaşar, bazen o kadar uçlarda yaşar ki telefonu çekmez. Kafası attı mı atarlanır, o anaç toprak ana birden alayına isyan inadına Bayhan’a dönüşür. O yüzden kızdırmamaya gayret edin. Bir de psişiktir ki owww, daha fikir senin aklına düşmeden, anlar hinliğini cinliğini gözünden. Parasının hesabını bilir, genellikle tek başına gezer, yalanınızı yakalarsa kafanızı tombi gibi ezer.

Yay: Allah’ın sopası yoktur, yay burcu kadını vardır. Güvenini kıranı, hevesini kaçıranı affetmez, yıl sonu elinde koçan biriken trafik polisi gibi yapıştırır cezayı. Mağrurdur burnu düşse acaba ne düştü diye eğilip bakmaz. Herşeyi analiz eder, “sen aslında öyle dedin ama başka birşey demek istedin” diye cümleye başladı mı kaçın. Sevdiği adamı mutluluktan havalara uçurur ama adam dengesizlik yaparsa tutmayı unutur. Hiçbir zaman çok zengin olamaz, ayda 1 trilyon da kazansa ay sonuna kadar saça saça bitirir. Ruh hali değişkendir, Walt Disney’den Murat Kekilli’ye dönüşebilir bir anda. Öğrenmeyi sever. Hep bir şeylere başlar; spora, latin dansına, diyete, güreşe ama sonunu getiremez. En başarılı olduğu alan işidir, kahkaha attığı zaman da baya dişidir. Yay burcu kadını vefalıdır kolay kolay kimseyi harcamaz, aptal yerine kondumu da adamın götünü keser acımaz.

Oğlak: İçinde bir Güngör Bayrak yaşar, york düşesi, buckingham kontesidir adeta. Temkinli ve kuşkucudur, siz birşey anlatırken gözlerini kısarak bakmasının sebebi budur. Oğlak kadını asildir ölçülüdür, senin benim gibi ağzından salya saçarak gülmez, insan gibi güler ve hemen toparlanır. İş hayatında dikkatlidir, kolay kolay yanlış yapmaz. Herkesle samimi olmaz, çabuk ısınıp, soğumaz ama hayatına aldığı insanları da yarı yolda bırakmaz. Bu burcun insanı genç yaşlarda kimlik bunalımına girer, sonra çıkar. Bazen insana cinnet geçirtecek kadar gerçekçidir. 10 yıl sonra seninle Toskanada ki bağımızda şarap yudumlıycaz deseniz, önce Beylikdüzündeki evin taksidini bitir de sonra içeriz şarabı diyip, tokadı çarpar. VII. Henry’nin torunu olduğu için, sinirlenince salon kadını çizgisini bozmaz, sümüğünü çeke çeke bi kenarda ağlar. Cahille sohbeti en hızlı kesen burçtur, ağlatmayın, gebertirim.

Kova: Dedikoduya bayılır gıybeti içine sokup mıncırır. İçinde hep bir dahi yaşadığını düşünür ama tarihte bir icadına rastlanmamıştır. Zekasına aşıktır, egosu yüksektir. Bu tatlı egosunun yanında bir de mütevazı olsaymış tam süper olurmuş ama olamamış kısmet. Arkadaşlarını çok sever, ne sevmesi delirir, aklını çıldırır arkadaş diye. Bağlılık sever, bağımlılıktan tiksinir. İlişkilerde erkek gibidir, yönetir, kontrol eder, müdahele eder, az daha sıksa p..pisi çıkacaktır. Düğün dansını bile erkeğin yönetmesine izin vermez, illa domine edecek. Kültürlüdür ama fazla bilgi kalbe zarar diye; müzeden çıkıp kermese, Verdi’nin operasından, Ferdi Tayfur konserine gidebilir. Magazine aşinadır, bıraksalar, 2. Sayfa programını rahatlıkla sunabilir. İnanılmaz komik ve pratiktir. Üşenmese dünyayı ele geçirir ama yatarken makyajını silmeye üşenen insan dünyayı mı ele geçirecek Allahınsen:)

Balık: İbrahim Tatlıses gibi çabuk ağlar, neye ağladığını asla bilemezsiniz. Pencere buğulansa duygulanıp ağlayabilir. Dünyada sadece kendisinin anlayabileceği esprileri vardır. Her ilişkisine, son ilişkisiymiş gibi başlar, kendini inandırır, ayrılınca da aman boşver ya zaten şizofrendi der geçer. Hayalperesttir, ama romantik salya aşık değildir, sevgilisi şiir okurken dayanamayıp adamın ağzına gülebilir. Küçük şeylerden mutlu olsa da, ota boka morali bozulabilir. Bu kadar duygusal olmasına rağmen, zorluklar karşısında inanılmaz güçlüdür. İdeal mesleği kadılıktır, asla hak yemez, estetiğe düşkündür üzerinde tarçın yoksa sahlep bile içmez. Sonda söylenecek şeyi başta söylediği için her kavgada haksız duruma düşer, sonra da bütün dünya bana karşı diye ağlaya ağlaya gözleri şişer. Geneli iyi yemek yapar, ideal eş ve anne adayıdır. Bünyeleri görücü usulü ile evlenmeye yatkındır.

Acıyı sevmek olur mu?

ASLInda çok basit. Her etkinin bir tepkisi olduğu gibi her zıtlık da kendi içerisinde birbirine bağımlıdır. İyi ile kötü gibi. İyi olmadan kötüyü, kötü olmadan iyiyi ayıramazsın. Acıyı sevmek hayatı içindekilerle kabul etmek tamamını kabullenmektir. 

Hayatını seviyorsan içinde ki acıları da seviceksin. Hayatını sevmiyorsan reddettiğin o bütün mutluluklarını düşün, birinin değerini diğeri olmadan anlayamazsın.

Bukowski “ölüler böyle sever” kitabında şöyle der. "Acı, beni ikinci bir ten gibi sarmış."

Eski Yunan mitolojisinde, Tanrıların insanları “Ölümlü” oldukları için kıskandıklarına inanılır…
Çünkü onlar için “Acı” ve “Ölüm” yoktur…

ve Nietzsche der ki ; "İnsanoğlu hayatta o kadar acı çeker ki, canlılar arasında yalnız o,gülmeyi icat etmek zorunda kalmıştır."
Ayrıca Dostoyevski "Suç ve Ceza" kitabında şöyle der; Istırap ve acı, geniş vicdanlarla derin yürekler için her zaman zorunludur.
Bana öyle geliyor ki, gerçekten büyük insanlar şu dünyada büyük acılar çekmek zorundadır.

Ne zamandır dilimde. http://www.youtube.com/watch?v=y3c4H1CUPT4 

İlk Görüş

Seni yazmaya karar verdim hiç tanışamayacak olsak ta, bu yaşananlar gerçek olsun istedim sadece. Belki orada bir yerde okursun…

İşte Bu ilk Hikayemiz.

Saat öğleni epeyce geçmişti, güneş tüm kızıllığı ile batmaya hazırlanıyordu.
Işıklar gölün üzerinde ki hafif dalgalarda çocuklar gibi şen oynuyordu.
Göle yakın olan bungalow altında gördüm onu, arkası dönük bişeyler ile uğraşıyordu.
Muhtemelen az önce aldığı notlara bakıyordu dikkatli dikkatli.
Adını söylediğim o anda zaman durdu, sanki tüm doğa olayları birbiri ile senkron bir şekilde hareket etmeye başlamıştı.
Önce rüzgar esti çünkü en sabırsızları oydu hemen esmeliydi,yüzünü dönmeden önce bir adım geri atıp üzerini kapatan çatının altından çıkmış,
güneş ışıklarının saçlarına düşmesine izin vermişti.
Döndü , rüzgarla savrulan saçları güneşle parladı. Normalde kahverengiydi belki biraz açık kahve, güneş öyle güzel vurmuştu ki ,
saçlarını turuncu gördüğüme yemin edebilirim. Tek tek, tel tel güneş geziyordu üzerinde.
Saatlerdir dışarda güneş altında olduğumuzdan iyice yanmıştık artık. Beyaz teni güneşi gördümü sanki onu kutlarcasına çillerini döküyordu.
Yüzünde ki çiller onu o kadar tatlı bir hale sokmuştu ki , sanki orda çekip vursa beni kızamazdım. Susamışdır diye su götürmüştüm.
Elimde su şişesini gördüğünde ki gözlerindeki şaşkınlık ve dudaklarından dökülen o iki hece “sağol”.Saf,temiz,berrak.

İşte ben sana böyle aşık oldum.

VG

karahan:

Bendeki yeri çok farklı olmuştu… O nedenle içimde bir yanım hep buruk kalacak her daim. Yaşattığı güzel günler için hakkını helal etsin. 

Kaynak: karahan

Hahahahahhhaha So True… :)

(missdanidaniels gönderdi)

Kaynak: pleatedjeans

Söylenebilecek o kadar çok şey var ki; istatistikleri, adamlığı,heykeli, golleri, inanılmaz pasları, kafaya milimetrik ortaları… Hepsi bir yere kadar gelip boğazımda düğümleniyor. Sadece şunu diyebilirim: “Teşekkürler Güzel Adam.” Bize Futbolu Bir kez daha sevdirdiğin, en başımızın önde olduğu anlarda bizi dimdik ayağa kaldırdığın, Futbolun sadece top dan ibaret olmadığını gösterdiğin, Ulu önderin söylediği gibi zeki, çevik ve herşeyden önce ahlaklı olduğun için. 
Keşke Seni Hem Coritiba forması ile hemde Fenerbahçe forması ile izleyebileceğimiz bir maçla veda etseydin futbola… Teşekkürler.

6fenerbahçe, coritiba, veda, Alex de Souza,

Aslında…
Marvel Part Time Jobs by Chow Hon Lam
ZoomInfo
Aslında…
Marvel Part Time Jobs by Chow Hon Lam
ZoomInfo
Aslında…
Marvel Part Time Jobs by Chow Hon Lam
ZoomInfo
Aslında…
Marvel Part Time Jobs by Chow Hon Lam
ZoomInfo
Aslında…
Marvel Part Time Jobs by Chow Hon Lam
ZoomInfo
Aslında…
Marvel Part Time Jobs by Chow Hon Lam
ZoomInfo
Aslında…
Marvel Part Time Jobs by Chow Hon Lam
ZoomInfo
Aslında…
Marvel Part Time Jobs by Chow Hon Lam
ZoomInfo
Aslında…
Marvel Part Time Jobs by Chow Hon Lam
ZoomInfo
Aslında…
Marvel Part Time Jobs by Chow Hon Lam
ZoomInfo

Aslında…

Marvel Part Time Jobs by Chow Hon Lam

(missdanidaniels gönderdi)

Kaynak: archarc

Kandaki alkol oranı.

Belli bir saatten ve belli bir miktardan sonra alınan alkol ile zaman zaman çeşitli durumlarda farklı yüzler görürüz. ( ben görüyorum yani) Yine böyle bir gecede içtiğimiz yavaş yavaş damarlarıma nüfuz ederken gözümü kapatıyorum , hani bazı aşklar vardır ne zaman gözünü kapatsan onu görürsün, işte yine o aşklardan birinde , zamanla ne zaman içsem seni görür oluyordum.

Bu gece yine öyle bir gece olacak diye başlamışken, Kandaki alkol oranı nerdeyse hemoglobine yaklaşmışlen kimi düşünüceğimi unutuyorsam , ya düşünemeyecek kadar sarhoşum , yada seni atlattım. Bu da senden bahsettiğim son yazım olsun.

Ve sen çocuklarımın annesi, hala tanımadığım kadın, öyle bir gir ki hayatıma alt üst olsun tüm doğrular , ter yüz olsun tüm yanlışlar. O kadar bekledim ki seni , özlemi tahmin dahi edemezsin.

Ve o olmasını istediğim tüm kadınlar elveda.
Bu yazıda böyle biter.

abandonedography:

Old House by monodrift

Uzaklarda bir yerlerde.

Kaynak: abandonedography.com

abandonedography:

In Bulgaria, the Buzludzha Monument sits 1441 meters high, on the historic site of the final battle between Bulgarian rebels and the Ottoman Empire in 1868. It was built in 1981, to commemorate the secret meetings of the Bulgarian Social Democratic Party. Which led by Dimitar Blagoev, met in the area to during the parties inception. Abandoned since 1991, it now stands decayed and falling into ruins.
Entering the mists of Buzludzha by Daniel Barter
ZoomInfo
abandonedography:

In Bulgaria, the Buzludzha Monument sits 1441 meters high, on the historic site of the final battle between Bulgarian rebels and the Ottoman Empire in 1868. It was built in 1981, to commemorate the secret meetings of the Bulgarian Social Democratic Party. Which led by Dimitar Blagoev, met in the area to during the parties inception. Abandoned since 1991, it now stands decayed and falling into ruins.
Entering the mists of Buzludzha by Daniel Barter
ZoomInfo
abandonedography:

In Bulgaria, the Buzludzha Monument sits 1441 meters high, on the historic site of the final battle between Bulgarian rebels and the Ottoman Empire in 1868. It was built in 1981, to commemorate the secret meetings of the Bulgarian Social Democratic Party. Which led by Dimitar Blagoev, met in the area to during the parties inception. Abandoned since 1991, it now stands decayed and falling into ruins.
Entering the mists of Buzludzha by Daniel Barter
ZoomInfo

abandonedography:

In Bulgaria, the Buzludzha Monument sits 1441 meters high, on the historic site of the final battle between Bulgarian rebels and the Ottoman Empire in 1868. It was built in 1981, to commemorate the secret meetings of the Bulgarian Social Democratic Party. Which led by Dimitar Blagoev, met in the area to during the parties inception. Abandoned since 1991, it now stands decayed and falling into ruins.

Entering the mists of Buzludzha by Daniel Barter

Kaynak: abandonedography.com

Ne harika birşeysin sen. 1956 Pegaso Z-103 Panoramica
ZoomInfo
Ne harika birşeysin sen. 1956 Pegaso Z-103 Panoramica
ZoomInfo
Ne harika birşeysin sen. 1956 Pegaso Z-103 Panoramica
ZoomInfo
Ne harika birşeysin sen. 1956 Pegaso Z-103 Panoramica
ZoomInfo
Ne harika birşeysin sen. 1956 Pegaso Z-103 Panoramica
ZoomInfo

Ne harika birşeysin sen. 1956 Pegaso Z-103 Panoramica

(archaictires gönderdi)

Kaynak: motortrend.com

Gidiyorum konulu selfy. :)

-